Ankastre Mutfak

 

Zaman hızla akıp geçiyor. Bundan 8 sene önce, Ankastre ürün alırken nelere dikkat edilmeli başlıklı bir yazı hazırlamıştım. Ankastre ürünlerin hayatımıza yeni yeni girdiği o dönemlerde bi hayli ilgi görmüştü. Dedim ya zaman hızla akıp geçiyor, tabi teknoloji de bir o kadar hızlı değişiyor. Ankastre ürün alacaklara rehber olması açısından bu yazıyı tekrar ele almanın faydalı olacağını düşündüm.

Mümkün olduğunca genel bilgiler vermeye çalışacağım. Sadece Ankastre Set alacaklar için değil, Ankastre Ocak, Fırın, Davlumbaz hatta Mikrodalga alacaklar içinde rehber niteliği taşıyacağını düşünüyorum. Bu yazı sonunda, hangi ankastre seti almanız gerektiğine karar verebileceksiniz, hatta kendi setinizi kendiniz oluşturabilecek, bütçeniz ekseninde doğru tercihi yapabileceksiniz. 

2010'lu yılların başında hayatımıza girmeye başlayan, mutfağımızı süsleyen bu güzel ürünler, ilk olarak çelik inox (gümüş renk) modellerle karşımıza çıktılar. Zamanla hem renk hem model olarak çok fazla değişim geçirdiler. Cam Ankastre Modelleri, Rustik Ankastre Modelleri derken, günümüzde yeni trend Wi-Fi destekli, telefon ve tabletten uzaktan kontrol edilebilen Ankastre ürünlerdir. Sesinizi duyar gibiyim. Aranızdan bazıları, benim bütçem o teknolojiyi almaya yetmez diyor, bazılarınız ise ben annem için alacağım, sade ve kullanışlı olsun yeter diyor. Endişe etmenize gerek yok. (Klasik ürünler her zaman moda) Herkese ve her keseye uygun ürünlerden bahsedeceğiz. Bir markaya bağımlı kalmadan, tüm markalar için ortak olan teknolojileri ele alacağız. Genel hatlarıyla açıklamaya çalışacağım. Hadi yavaş yavaş konumuza giriş yapalım.

 

1- ANKASTRE FIRIN ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Hiç kuşkusuz ki, Fırın alacakların ilk sorduğu soru, Fırın iyi pişiriyormu? Isıyı eşit dağıtıyor mu? Bir yerini pişirirken diğer tarafı yakıyor mu? vb...  Buradan anlaşılıyor ki, fırında ilk tercih edilen doğal olarak pişirme kalitesidir. Şahsi fikrimi söyleyecek olursam, Ankastre set alırken ilk inceleyeceğim fırın kalitesi ve özellikleri olacaktır. Şimdi gelelim ankastre fırın açıklamalarında yer alan terimlerin ne anlamlara geldiğini açıklamaya...

Fırın Hacmi : Ankastre ürünlerde standart ölçü 60 cm genişliktir. Özel bir ölçü istemediğiniz taktirde, tüm mutfak dolabı üreticileri 60 cm'lik standart ölçülere göre hareket ederler. Standart ölçülerde ankastre fırınlar 60 Lt ile 80 Litre arasında iç hacme sahiptirler. Genellikle tüm markalarda standart iç hacim 65 Lt. civarındadır. Fırındaki iç hacim arttıkça, doğal olarak kullanılan ısıtma fanı, ısıtma ızgaraları ve hammadde miktarı artacağından satış fiyatınında doğru orantılı olarak artması beklenir. Günlük olarak fırını kullanıyorsanız ve size gerçekten geniş hacim gerekliyse, 80-82 Lt lik modelleri tercih edebilirsiniz. Fırını sık kullanmıyorsanız, bence ideal ölçülerden şaşmayınız. Zira hem fırını alırken, hem de geniş hacimi ısıtmanın daha fazla enerji harcamak gerektirdiğini düşünürsek, sizin için gereksiz ve fazla fatura israfına sebep olabilir. Belirtmeden geçemeyeceğimiz diğer önemli bir konu ise, 70 Lt ve üzeri fırın alırken mutlaka marka bir fırın tercih etmenizi şiddetle tavsiye ediyorum. Sebebine gelecek olursak, bazı piyasa markaları sırf var demek için ya da daha sevimli gözükmek için standart ürün özelliklerinde uygun fiyatlı geniş iç hacimli fırınlar üretmektedirler. Doğal olarak pişirme kalitesi düşmektedir.

Statik ve Turbo Fırınlar : Genellikle tüm markalarda giriş seviyesindeki ürünler statik fırınlardır. Fırın içindeki ısıyı, fırın içine dağılımını sağlamak için kullanılan pervane sistemine turbo diyoruz. Bu özelliği olmayan fırınlar ise statik olarak adlandırılıyor. Tüketicilerin en çok sorduğu sorulardan biri ise, turbo gerçekten faydalımı? Evettttt. Eğer bütçeniz uygunsa turbo özelliğe sahip bir fırın almanızı tavsiye ederiz. Kaliteli bir fırında turbo kesinlikle faydalı bir özelliktir. Ama çok vasat bir marka alıp, turbo özelliği olmasındansa, kaliteli bir ürün alıp, turbo fonksiyonundan mahrum kalmayı tercih ederim. Çünkü kalitesiz bir turbo fırın, ısıyı fırına eşit yaymak yerine, özellikle pasta böreklerde turboya yakın olan yeri kurutmaktadır. Ha şunu da söyleyeyim. Bazı markalar ise soğutma fanını turbo gibi lanse ederek satmaktadır. Soğutma fanının görevi adı üstünde ısıyı yaymak değil, işi biten fırını soğutmaktır.

Kontrol Paneli : Ankastre fırın seçiminde öne çıkan etkenlerden biri de kontrol panelidir. Burada okuyucularımızı daha doğru bilgilendirmek için biraz daha fazla teferruata gireceğiz. Genellikle markaların giriş seviyesindeki ürünleri sadece 2 düğmeli kontrol paneline sahiptir. Buradaki düğmelerden biri, pişirme fonksiyonlarını seçmek için, diğeri ise sıcaklık ayarını ayarlamak içindir. Sadece 2 düğmeden oluşan modellerde, zamanlayıcı timer özelliği yoktur. 3 düğmeli modellerde 3. düğme fırının kapanma ayarını belirleyebileceğiniz zamanlayıcı düğmesidir. Genellikle 90 dk ya kadar ayarlayabilirsiniz. Yine 2 düğmeli ve ortada digital alan fırınlarda, zamanlayıcı ve bazı pişirme fonksiyonları digital alandan yapılabilmektedir. Örneğin çocuk kilidi. Yine bazı fırınlarda düğmeler içine gömülebilir yapıdadır. Biz bunlara popup düğme diyoruz. Gömülemeyen düğmeler ise mantar düğme olarak adlandırılmaktadır. Bazı fırınlarda ise popup düğmeler çocuk kilidi olarak düşünülmektedir. Bazı  fırınlarda orta alan dokunmatiktir. Bazı fırınlarda ise fırının tamamı dokunmatiktir. Kaliteli bir markada, 3 düğmeli bir model ile full digital modelde aynı pişirme kalitesine ulaşırsınız. Digital kontrol ve önceden belirlenmiş pişirme fonksiyonlarını manuel olarak düğmelerden yapabilirsiniz. Buradaki püf noktası şudur. Piyasada çok ama çok ucuza satılan 8+1 fonksiyon turbo digital fırınlar vardır. Şahsi olarak bu fırınları tercih etmek yerine, 3 düğmeli manuel kontrol edilebilen, pişirme kalitesine güvendiğim bir markanın ürününü almayı tercih ederim. Bunun yanında gençlere teknolojik ve görsel olarak öne çıkan fırınları, teknoloji çağından önce doğmuş büyüklerimize de, düğmeli manuel kontrol edilebilen fırınları tavsiye ederim.

Fırının Görsel Yüzeyi : Kontrol panelleri hakkında bilgi verdikten sonra, birazda fırının dış yüzeyi hakkında bilgi verelim. Bazı fırınlar Inox çelik dış çerçeve ortasında cam yüzeye sahipken bazıları siyah ya da beyaz emaye ortasında cam yüzeye sahipler. Ya da en çok karşımıza çıkan tamamı camlı dış paneller. İşin bu kısmı aslında kişilerin zevkine kalmış. Ama bazı detayları vermekte fayda var. Örneğin inox bir model ürün alırken parmak izi bırakacağını unutmayın. Bazı modeller bu konuda daha başarılı iken bazı markaların inox alanları parmak izini göstermektedirler. Cam yüzeyler bu konuda daha başarılılar. Ayrıca temizlikleri de biraz daha kolaydır. Aslında inox modeller ya giriş segmentinde ya da üst lüx segmentte karşımıza çıkıyor. Çünkü çeliğin vazgeçilmez bir cazibesi var. Eğer inox bir model ankastre alacaksanız. Kaliteli bir marka seçmeye özen gösterin. Biliyorsunuz ki, moda 3 ileri 1 geri şeklinde işliyor. Yani her sektörde 30-40 sene önce popüler olan ne varsa, günümüzde makyajlı haliyle tekrar bize sunuluyor. Bugünlerde retro ürünler moda, ankastre ürünlerde de rustik adı verebileceğimiz retro ürünler oldukça popüler. Özellikle eskitme görünüme sahip mutfak dolapları ile son derece uyumlular. Bu yazıyı birkaç yıl sonra okuyanlar, rustik fırın mı kaldı diyebilir. :):)

Fonksiyon Sayısı : Statik fırınlar genelde 3 fonksiyona sahiptirler. Alt ızgara, üst uzgara, alt ve üst ızgara aynı anda. Turbo fırınlarda genelde 6 fonksiyona sahiptirler. Statik fırına ilave her bir fonksiyonu turbolu kullanabilme işlevi eklenmiştir. Kaliteli bir fırında 6 fonksiyon bize gayet yeterlidir. Fonksiyon sayısının buradan sonra artması fırının pişirme kalitesinden ziyade yapabildiği ek özellikleri ifade eder. Örneğin, buz çözme fonksiyonu, ya da mikrodalga gibi kullanabilme fonksiyonu, grill olarak kullanabilme fonksiyonu, pizza modu vs.... Tabi bunlarda fırının fiyatını katlıyor. Yine tüketiciye sevimli gözükmeye çalışan bazı üreticiler, düşük kalitede bol fonksiyonu bir arada sunmaya çalışıyorlar.

Fırın Temizliği : Fırın alırken, çok aklımıza gelmeyen ama en önemli konulardan biri de, fırının temizliğidir. Sadece fırının iç emayesinin temizliği değil, aynı zamanda camlarının da kolay temizlenebiliyor olması, bize extra konfor sağlayacaktır. Piyasadaki hemen hemen tüm markalarda fırınlar iç ve dış olmak üzere 2 camdan oluşmaktadır. Hepsi de çıkarılıp temizlenebilmektedir. Ama bazı firmalar bu konuda extra enerji harcamış. tüketicinin kolayca çıkarıp takması için daha basit sök tak sistemleri geliştirmişlerdir. Yan raflar içinde aynı şey geçerlidir. Bunun yanında bazı markaların üst segment ürünlerinde pirolitik (pyrolotic) diye adlandırdığımız kendi kendini temizleme özelliği vardır. Bu sistemde fırın belirli bir ısıda çalışır ve içindeki yağı yakarak, kül haline getirir. Sonrasında fırını nemli bir bezle silerek tertemiz yapabilirsiniz. Unutmayın bu özellik her fırında yok, ama gün geçtikçe hayatımıza girmeye başladı. İlerde standartlar içinde olacağa benziyor.

Fırın Güvenliği : Yine satın alırken çok önemsemediğimiz ama hayati önem taşıyan hususlardan biri de fırının sağladığı konforun yanında ne kadar güvenilir olduğudur. Zira fırınlar yüksek elektrik enerjisi ve yüksek ısıda çalışır. 2 risk birden teşkil eder. Kalitesiz fırınlar ısıyı fırın dışına doğru atamayabilir. Bu sebeple mutfak mobilyalarınızda hasar ve tahribat oluşabilir. Birçok fırın güvenlik termostadı, ısıya dayanıklı iç ve dış cam, çocuk kilidi gibi pekçok önlemi sunduğunu söylese de. Kalitesiz fırınlarda varsa bile bu özellik zamanla çalışmaz duruma gelebilir.

Teleskopik Ray, Grill Özelliği ve Aksesuarlar : Teleskopik ray, benim fırında aradığım özelliklerden biridir. Gerçekten çok kullanışlı.Fırındaki tepsiyi kontrol ederken düşürme riskiniz kalmıyor. Ayrıca fırın soğuduktan sonra da tepsi içinden birşey almak için çek itekle benim sevdiğim ve tavsiye ettiğim bir sistem. Yine grill ve piliç çevirme özelliği de fırınlarda ihtiyaç duyabileceğimiz özelliklerden. Fırınlar sundukları özelliklerle paralel sundukları aksesuarlarda artıyor. En azından fırın alırken 2 tepsi sunmalarına dikkat edin. Yoksa sonradan ek ücret ödeyerek almak zorunda kalırsınız.

 

2- ANKASTRE OCAK ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Mutfakta bayanların en çok kullandığı mutfak malzemesi ne diye sorsak, sanırım hepmiz Ocak deriz.  Tabi aramızda farklı bir cevap vermek isteğinde olanlarda olacaktır. Ankastre Ocak seçerken nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Hangi Ankastre Ocak benim mutfağımla uyumlu? Acaba hangi renk Ankastre Ocak almalıyım? Klasik Ocak mı yoksa Vitroseramik Ocak mı? Bu sorular ve daha fazlasının yanıtını aşağıda detaylı bir şekilde öğreneceğiz. Şimdi Ankastre ocakları genel teknik özellikleriyle inceleyelim.

Ocak Boyutu :  Ankastre fırınlarda olduğu gibi Ankastre ocaklarda da standart ölçü 60 cm'dir. Ama ankastre ocaklarda, fırınlara nazaran daha fazla boyut seçeneği vardır. Markaların neredeyse tamamında 60 cm, 75 cm ve 90 cm lik ocaklar bulunmaktadır. Ama bol seçenek tabiki 60 cm'lik ocak grubunda olacaktır. 60 cm'lik ocaklar 4 gözlüdür. Hatta günümüzde ocak gözleri arasını açabilmek için 65-70 cm genişliğinde 4 gözlü ocaklar yaygınlaşmaya başlamıştır. 75 cm genişlikte ocaklar genellikle 5 gözlüdür. Orta gözleri hemen hemen tüm markalarda wok gözü dediğimiz çift katman alev veren yapıdadır. 90 cm lik ocaklar da genelde 5 gözlüdür. Yine bunlarda da gözlerden biri wok beklidir. Wok gözünün özelliği tencereye tek bir noktadan değil 2 noktadan ısı vermektir. Haliyle normale göre daha fazla ısı verebilmektedir.  Biz burada şu püf noktasını unutmadan söyleyelim. 60, 70 ve 75 cm genişliğindeki ocakların mermer kesim ölçüleri aynıdır. (48*56) Yani 60 cm ocakların olduğu tüm mermer kesimlerine 5 gözlü 75 cm lik ocaklarda olabilmektedir. Fakat 90 cm lik ocakların mermer kesim ölçüleri biraz daha geniştir. 

 Ocakta Kullanılan Malzeme :  Ankastre Ocaklar, genellikle; Inox (çelik), cam ve emayeden üretilebilir. Cam ankastre ocak modelleri, daha şık, temizliğinin kolaylığı ve daha fazla renk seçeneği sundukları için daha popülerdirler. Hepinizin aklına gelen sir soru var biliyorum. Cam ocaklar patlar mı? Kırılır mı? Kırılmalar Garanti Kapsamında mı? Ben size 10 yıllık ankastre deneyimlerimden bir olay anlatayım. Mağazamıza ocak almak niyetiyle gelen, her 10 müşteriden 7 yada 8 tanesinin, komşusunun ocağı patlamıştır. Bize hep bu söylenir. 10 yıldır satışını yaptığım markalarda sadece 2 sefer ocak patladığına şahit oldum. Cam ocaklar temperli ısıya dayanıklı camdan üretilirler. Üretim hatası olmayan bir cam, kesinlikle ısı kaynaklı sebeplerden ötürü patlamaz. Temperli ocak camlarında en hassas nokta yan köşe noktalarıdır. Buralardan sert darbe alırlarsa tuzla buz olurlar. Patlamazlar oldukları yerde tuz buz olurlar. Ayrıca mutfak mermeri yamuk olursa, ocağı kastırırsanız ocak camı kırılabilir. Ama bu çok düşük bir ihtimaldir. Şimdi gelelim sorumuzun yanıtına, cam ocaklar üretim hatası olmadıkça garanti kapsamında değildirler. Ama bazı markalar müşterilerini kırmamak adına ücretsiz değişim yapabiliyor. Çünkü sosyal medyada markalarına ait ocakların patladığı, kırıkdığı gibi itibar kaybettirici durumlara maruz kalmak istemiyorlar. Bunu aklınızın bir köşesine yazarsınız artık. Cam ocaklarda klasik ve vitroseramik ocaklar olarak 2 gruba ayrılıyor. Onu ayrı bir başlık altında inceleyeceğiz.

Ocak Izgarası : Ocaklarda genelde emaye veya döküm ızgara bulunur. Izgara tercihini tamamen size bırakıyoruz. Ama her iki ızgara tipinin de karşılaştırılabilir yönleri var. Örneğin emaye ızgaralar bulaşık makinesinde kolaylıkla yıkanabilir. Ama bazı döküm ızgaralar bulaşık makinesinde yıkamaya çok uygun olmayabiliyor. Emaye ızgaralarda bir yere vurduğunuzda boyası atabilir. Döküm ızgaralarda böyle bir derdiniz yok. Ama ağır olduğu için düşürmeyin. Zemine zarar verebilirsiniz. Maliyet açısında döküm ızgaralar markadan markaya değişmekle birlikte ortalama 100-150 TL arası emaye ocaklardan daha pahalıdırlar. Izgara konusunda siz hangisini beğeniyorsanız onu tercih edebilirsiniz.

Ocak Düğmesi: Bazı ocaklar önden, bazıları ise yandan düğmelidir. Burada da tercih tamamen size aittir. önden düğmeli ocaklarda ön ve arka ocak arası yakındır. Ama öndeki 2 ocak arası açıktır. Yandan düğmeli ocaklarda, ön ve arka ocak arası açıktır. Ama yan yana olan ocaklar birbirine yakındır. Yani önden ve yandan değişen bir durum yok. Hangisini alacağınız tamamen sizin zevkinize ve kişisel sebeplerinize kalmış. Ama alışkanlıklarımız genelde bizi yandan düğmeli ocaklara yönlendiriyor.

Alev Kuvveti :  Sık sorulan sorulardan biri de, ocak kuvvetli yanıyor mu? Bizim İç Anadolu tabiriyle Ocağın feri nasıl:) 4 gözlü ocakları ele alacaksak, küçük göz genelde 1000W, orta gözler 1500W ile 1800W arasında, büyük göz ise 2250W-2750W arasında değişmektedir. Genelde ürün açıklamalarında üreticiler bu bilgiyi pek girmiyorlar. Ama arayan her istediğini bulur. Ürün üreticilerini arayıp, ilgilendiğiniz modele ait teknik detayları öğrenebilirsiniz.

Vitroseramik Ocaklar :  Mutfaklarımızda çok fazla yer etmedikleri için, genelde vitroseramik ocaklar hakkında çok şey bilmeyiz. Burada size yedecek kadar teknik detayı size sunacağım. Vitroseramik Ankastre ocaklarda kendi içinde 2 gurupta inceleyebiliriz. Standart Vitroseramik ocaklar ve İndüksiyonlu Vitraseramik Ocaklar. Standart Vitroseramik ocaklarda cam yüzey ısınır. Isınan cam sonrasında tencere ve tavayı ısıtır. Yani ocağa sıcakken elinizi tutarsanız elinizi yakabilirsiniz. İndüksiyonlu Ankastre Ocaklarda ise, cam yüzey değil, direk olarak cam üzerine konan tencere ya da tava ısınır. Cam ısınmadığı için ocak elinizi asla yakmaz. Burada teknik detayla sizi boğmak istemiyorum. Ama vitroseramik bir ankastre ocak alacaksanız bilmeniz gereken birkaç husus var. Klasik gazlı ocaklar, ocak gözünden çıkan alevin büyük bir kısmını kaçırırlar. Bundan dolayı çok verimli bir ısıtma sağlamazlar. Çıkan alevin neredeyse %60 lık kısmı kaybolur. Standart Vitroseramik ocaklar, klasik ocaklara göre daha verimli bir pişirme sağlar. Enerjinin %60 hatta daha fazlasını pişirmede kullanılan tencere ya da tavaya yansıtırlar. İndüksiyonlu Vitroseramik Ocaklarda ise çıkan enerjinin %85 lik kısmı tencere ya da tavaya yansır. İndüksiyonlu ocaklar bu sebeple daha az maliyetle daha fazla pişirme sağlayabilir. Ama her güzelin bir eksiği olur ya, indüksiyonlu ocaklar her tencere ya da tava ile verimli çalışmayalabilir. Bazen hiç çalışmayabilir. Ocağa özel ekipman almanız gerekebilir. Ayrıca maliyetleri standart Vitroseramik ocaklara göre 2 kat ile 10 kata kadar çıkabilmektedir. Elektrikli ocakların, gazlı ocaklara göre daha fazla maliyet getirdiği doğru bir kanı değildir. Standart vitroseramik ocaklar bile gazlı ocaklarla aynı hatta daha az mutfak maliyeti getirir. Tabi biri elektrik faturamıza yansır. Diğeri doğalgaz faturamıza.

Domino Ocaklar :  Genelde 2 gözlü küçük ocaklara domino ocak diyoruz. Domino ocaklarda diğer ocaklar gibi gazlı ya da vitroseramik olabilirler. Yazlık, devremülk gibi alanlarda kullanımı daha yaygındır. Hatta günümüzde balkonlara domino ocak konmaktadır. Yaz günlerinde balkonda çay, kahve ya da kahvaltı keyfinizi bölmemeniz için. Balkonlar için kesinlikle vitroseramik modelleri öneriyoruz. Zira rüzgarlı havalarda gazlı ocaklar kapanabilir.

 

2- DAVLUMBAZ veya ASPİRATÖR ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ ?

Öncelikle bazı kişiler için Aspiratör ve Davlumbazın aynı işi yapan ama farklı ürünler olduğunu ifade etmeliyim. Çünkü yeni bir mutfak yaptırmak isteyenler, mutfak ustasına ankastre set isterken üstüne aspiratör olacak diyebiliyorlar. Ya da tam tersi. Bu durumda istemedikleri bir durumla karşılaşabilirler. Çünkü davlumbaz ya da aspiratör'ün mutfaktaki modüler yapısı farklıdır. Kafanızı karıştırmadan basit bir ifadeyle anlatmak gerekirse, aspiratörler davlumbazlara göre daha ufaktırlar. Çekim güçleri de daha azdır. Tek ya da çift motor olabilirler. Bunlar öndeki sürgülü mekanizmayı çekince çalışır. İtekleyince kapanırlar. Pek alternatif görselleri yoktur. Beyaz emaye ya da inox olabilirler. Bazı modellerde ise çekme sürgüsünün önü cam olabiliyor. Davlumbazlar aspiratörlere göre daha büyük ve daha fazla çekim gücüne sahiptirler. Alternatifleri boldur. Hem renk hem de tarz olarak bol seçeneklidirler. Tabi davlumbazlarda kendi içlerinde duvar tipi ya da ada tipi olarak adlandırılırlar. Şimdi konumuza geçelim.

Davlumbaz Tipi :  Davlumbazlar kendi içlerinden Duvar tipi ya da Ada tipi olarak 2 grupta incelenir. Duvar tipi davlumbazlar adındanda anlaşılacağı üzere duvara monte edilen davlumbazlardır. Ada tipi davlumbazlar tavana monte edilen davlumbazlardır. Genelde Açık mutfak ya da  Amerikan mutfak dediğimiz, mutfak ve salonun iç içe olduğu yapılarda kullanılırlar. Ada tipi davlumbazlar, duvar tipi modellere göre daha yüksek emiş gücüne sahip motora ve teknik detaylara sahiptirler. Hatta birçok farklı yapısı olsada, genelde 60 cm değil 90 cm olarak üretilirler. Eğer mutfak dolabımız ve ocağımız duvara yakınsa, duvar tipi davlumbaz seçmeliyiz. Eğer mutfak tezdahımız duvarda değil. Bağımsız bir alanda ise. Bu sefer ada tipi davlumbaz tercih etmeliyiz. Unutmadan geçmeyelim. Ada tipi davlumbazlar, duvar tipi davlumbazlara nazaran bi hayli pahalıdır. 

Davlumbaz Ses Seviyesi :  Benim sese karşı aşırı bir hassasiyetim var. Evde çalışmak zorunda kaldığım zamanlarda genelde mutfağı tercih ediyorum. Burada buzdolabı, çamaşır makinesi ve davlumbaz sesleri beni çok rahatsız edebiliyor. Davlumbaz alırken önemli hususlardan biri de çalışma esnasındaki ses desibel seviyesi. Türkiye'de malesef hemen hemen tüm markalar davlumbazlarını aynı firmaya fason olarak ürettiriyorlar. Yani tüm markalar neredeyse aynı fabrikadan çıkan davlumbaza markalarını basarak satıyorlar. Hal böyle olunca hemen hemen tüm markaların davlumbaz modelleri benzer ve aynı teknik özelliğe sahip. (Burda bahsettiğim, global markalardan ziyade yerli markalar) Tabi sese karşı aşırı hassas olanlar için, bu konuda extra önlem alan bazı firmalarda yok değil. Ben burada mümkün olduğunca marka vermeden makalemi tamamlamak istediğim için, siz bu başlıkla arama yapıp ilgili ürün ve markalara erişebilirsiniz.

Davlumbaz Çekim Gücü :  Davlumbazlarda en çok dikkat edilen konulardan biri de sanırım çekim gücüdür. Zira çok önemlidir. Genelde tüm davlumbaz modelleri 3 farklı çekim gücü seviyesi sunarlar. üst segment kaliteli davlumbazlarda bu 5 farklı seviye olarak karşımıza çıkar. Ses seviyesini anlatırken söylediğim gibi, hemen hemen çoğu marka aynı firma tarafından üretildiği için, piyasada genel olarak 650m3/saat çekim gücüne sahip davlumbazlar hakimdir. Başlangıç seviye piramit davlumbazlar genelde 400-450 m3/saat çekim gücü sunarlar. Tabi kaliteye göre 800 m3/saat ve 1000 m3/saat davlumbazları da piyasada bulabilirsiniz. Hatta daha yüksek çekim gücüne sahip olanları bile var. Peki 650 m3/saat davlumbazlar standart bir mutfak için yeterlimidir? Evet yeterlidir. Eğer gerçektende vaat ettiği değeri sağlıyorsa, bu standart bir ev ve mutfak için idealdir. Ada tipi davlumbazlarda çekim gücü standart davlumbazlara nazaran genelde daha fazladır. Birde şöyle bir durum var ki, bazı firmaların daha düşük m3/saat çekim gücüne sahip ürünleri, rakip firmanın daha yüksek m3/saat çekim gücüne sahip ürününden daha verimli çekim gücü sunabilmesidir. 

Kullanım Şekli :  Hem duvar tipi davlumbazların, hem de ada tipi davlumbazların çoğunda bacalı ve bacasız kullanım imkanı vardır. Eğer mutfağınızda baca var ise bacalı kullanımı her zaman tavsiye ediyoruz. Ama bazı mutfaklarda malesef baca olmuyor. Bu durumlarda karbon filtre dediğimiz bir filtreyi davlumbaza monte ederek bacasız kullanım sağlanıyor. Ama bu filtrelerin kullanım sıklığı ve kalitesine göre belirli periyotlarda değişmesi gerekiyor. Bacalı kullanımlarda ise, davlumbazlarda ters esen rüzgarlara karşı geri dönüş önlem sistemi varmı buna bakmak gerekiyor. Aslında tüm firmalar bunu sunduklarını söylüyorlar. Bazılarında kaliteli bir geri dönüş önleme sistemi yer alırken, bazılarında ise basit bir plastik ile aynı görevi icra ediyorlar.

Davlumbaz temizliği :  Fırın ve ocaklarda da belirttiğimiz gibi, davlumbazlarda da cam modellerin temizliği daha kolaydır. Tabi bu davlumbazın dışı için geçerlidir. Genelde davlumbazarın bazılarında görülen bazılarında gizlenmiş aliminyum kaset filtreler vardır. Bunlar çıkarılabilir ve bulaşık makinesinde yıkanabilirler. Bazı markalarda bu aliminyum filtreler zamanla gevşeyip sarkabiliyor. Ya da kolaylıkla eğilip büzülebiliyor. Bunun için bu filtrelere hassas davranmak gerekiyor. Bizden söylemesi...

Davlumbaz Kontrol Paneli : Davlumbazların kontrol panelleri push buton ya da dokunmatik olabiliyor. Hatta dokunmatik ürünlerin çoğu kumandalı olarak geliyor. Sizi bir konuda ikaz etmek isterim. Eğer giriş seviyesinde bir düğmeli davlumbaz alırsanız, kaliteli bir marka seçiniz. Aksi taktirde ucuz düğmeli davlumbazlarda, düğme sürekli bozulacak davlumbazın içine kaçacaktır. Tecrübeyle sabittir. 

Davlumbaz Aydınlatması ve Aksesuarları : Günümüzde tüm Davlumbaz üreticileri, davlumbazlara aydınlatma düğmesi koymaktadır. Bazıları klasik aydınlatma bazıları ise led aydınlatma. Doğrusunu söylemek gerekirse, biz bu konularla pek ilgilenmiyoruz. Bu size kalmış. Yine bazı davlumbaz modelleri, içerdeki nem ve rutubeti algılayıp otomatik açılıp otomatik kapanabilmektedir. Yine istenilen süre kadar çalışması için, zaman ayarı yapabileceğiniz davlumbaz modelleri de vardır. 

 

MAKALEMİZİN GENEL ÖZETİ (ANKASTRE SET ALIRKEN NELERE DİKKAT ETMELİYİZ? )

İster Ankastre set, ister ocak, fırın ve davlumbazı tek olarak alalım. Şunu unutmayınız. Mümkün olduğunca garantisine güvendiğiniz ürünleri tercih ediniz. En pahalı mal en kalitelisi olmadığı gibi, en ucuz mal en kalitesiz diye bir kavram doğru değildir. Herkes için doğru set seçimi aynı değildir. Kimisi için öncelik fırın, kimisi için öncelik ocak olabilir. Hatta bazıları için davlumbaz öncelikli olabilir. Mutfak dolabınızın yapısı ve tarzıda, ankastre seçiminize, renk tercihinize etki edebiliyor. Siz zaten yukarıdaki açıkladığımız bilgiler ekseninde, neye ihtiyacınız olduğunu öğrendiniz. Artık uzman sayılırsınız:) Ben sizlere güvenle ankastre ürün alabileceğiniz, hatta önce arayıp bilgi alabileceğiniz bir site önermek istiyorum. Alalimbakalim.com ankastre konusunda uzman bir e-ticaret sitesidir. Ayrıca 0850 840 33 66 nolu telefondan da her zaman ulaşabilir ve bütçeniz ekseninde hangi seti almanız konusunda destek alabilirsiniz.

Umarım yazdığım makale sizler için faydalı olmuştur. Soru ve önerilerinizi aşağıdaki yorum alanından yapabilirsiniz. Bir sözümde makalemi başka platformlarda paylaşacak arkadaşlar içindir. Lütfen kaynak göstererek paylaşınız. Yine rica ediyorum. İçeriği değiştirmeyiniz. Çünkü daha önce yazdığım makale çok değişmiş. İçinde onlarca yazım ve anlam hatası var.

Mutfağınız sıcacık, içinde tatlı, çörek ve nefis yemekler koksun. İçinde huzur olsun. Sağlıcakla kalın.